Frostpunk 11 Bits Studios tarafından Nisan 2018’de piyasaya sürülmüştü. Şirketin önceden tanınan en büyük oyunu ‘This War of Mine’ 2014’te piyasaya sürüldüğünde, bizlerce grafikleriyle, gerçekçi atmosferiyle insanı içine alan, ilgi çekici ve sürükleyici bir oyun olarak karşılanmış, çok iyi yorumlar almıştı. Bu güzel yorumlar 11 Bits Studios’u da motive etti sanıyorum ki; 4 yıl sonra 2018 yılında, bugüne kadar, hiçbir oyunun bu kadar başarılı bir şekilde sunamadığı bir sunumla stratejiyi, şehir planlama ve hayatta kalmayla birleştirdi. 11 Bits Studios bu mükemmelliğe ulaşmak için, oyunun mekanikleri ve oynanışının yanında, nefes kesen grafik ve animasyonlar ile Frostpunk’ın insanı adeta oynadığı dünyada yaşıyormuş gibi hissettiren atmosferi ve müzikleriyle taçlandırdığından önümüzde adeta bir şaheser görüyoruz. This War of Mine’dan sonra Frostpunk için de aynı şeyleri söyleyebiliyor olmamız rahatlıkla gösteriyor ki, şirketin istikrarlı bir şekilde oyunlarında yaptığı en başarılı işlerden birisi inanılmaz grafikler ve muazzam bir atmosfer. İnanın yazarak, çizerek, konuşarak Frostpunk atmosferini anlatmak mümkün değil. Gerilim, üzüntü, mutluluk, heyecan, korku, etik ikilem stresi… Hepsini tadabileceğiniz muhteşem bir deneyim yaşamak istiyorsanız, Türkçe dil desteği olan bu oyunu oynamalısınız.

Hikayesi

1883 yılında Krakatoa volkanik dağının patlamasıyla dünya atmosferini küller kaplar. Bu olay ardından dünyayı küresel bir soğuma beklemektedir. Kısa bir süre sonra aniden tüm dünya soğumaya başlar. Önce ekinler yetişemediğinden açlık kendini gösterir. Daha sonra hayvanlar ölür ve dünyadaki toplumlar yavaş yavaş dağılmaya, devletler çökmeye başlar. Bazı bilim insanlarına göre dünyadaki bu soğumanın tek kaynağı atmosferi kaplayan küller değildir. Onlara göre aynı zamanda güneşin enerjisi de günden güne azalmaktadır. Tüm etkenler birleşince dünyayı bugüne kadar görülmemiş düşüklükte dereceler bekliyordur. Buna karşın harekete geçmek isteyen İngiltere ve ABD’den bilim insanları, kömürce zengin olduğu için Avrupa’nın kuzeyinde, merkezi devasa ısı jeneratörlerinden oluşan küçük yerleşim alanları inşa etmeye başlarlar. Modern yaşamın karlar altında kalmasıyla, güneydeki insanlar hayatta kalmak için son umut kuzeye göç etmeye karar verir.

Frostpunk Jeneratör - Postikel
Jeneratör

Oyunun Senaryoları

Frostpunk 2018 Nisan’ında piyasaya ücretsiz 3 farklı senaryo ile birlikte sürüldü. Her senaryo dünyada farklı insanların başından geçen bir olayı anlatıyor.

Yeni Bir Yuva (A New Home)

Frostpunk’ın ana hikayesini anlatan bu senaryoyu, oyuna yeni başlayan herkesin başka bir şey yapmadan önce oynaması gerekiyor. Oyuna başlarken, oyunun vermek istediği atmosferi ve duyguları yaşayabileceğiniz şüphesiz en iyi senaryo Yeni Bir Yuva senaryosu.

Yeni Bir Yuva, Frostpunk - Postikel

Ön hikayenin devamı olarak Londra’daki zor şartlardan kaçan bir grup insan kuzeyde kömür aramaya çıkıyor. Ancak kömür bulmaya çalışırken ayrılan gruplardan biri kömür yerine, soğuğa karşı dayanıklı bir çukurun tam ortasına dikilmiş kocaman bir ısı jeneratörü buluyor ve etrafına yerleşmeye karar veriyorlar. Adı “Yeni Londra” olan bu yeni şehri kuran 80 kişilik grubun lideri olarak, şehrinizi geliştirmek, yeni teknolojiler üretmek, kaynak kontrolünü sağlamak, yeni yerler keşfetmek, soğuktan kaçan ve zor durumda olan başka insanları kurtarmak (veya kurtarmamak) sizin elinizde. Daha fazla spoiler vermemek için karşınıza çıkacak zorluklardan bahsetmeyeceğim. Ancak şunu söyleyebilirim: çok zor durumlarda daha da zor kararlar vermek zorunda kalacaksınız.

Merkezler (The Ark)

Bu senaryoda Oxford ve Cambridge üniversitelerinin seçkin bilim insanlarından oluşan bir grubun liderisiniz. Böylesi önemli insanların başında olmanızdan da anlaşılacağı gibi kutsal bir amacınız var: Küresel soğuma geçtikten sonra geriye kalanların hayatını devam ettirebilmesi için, dünyanın çeşitli yerlerinden gelen tohum ve bitkileri saklayabilecek kapasitede ve kendi kendine ayakta kalabilecek, sistemli bir düzen kurmak. Fakat hemen yanı başınızda yeni şehirlerden birisi Yeni Machester bulunuyor ve kendilerine bakmak konusunda büyük sıkıntı çekiyorlar. Onlara yardım edecek misiniz? Yoksa dünyayı kurtarmaya mı odaklanacaksınız?

Sığınmacılar (The Refugees)

İngiltere’nin Başbakanı Lord Craven için ayrılmış ısı jeneratörünü yöneten bir lidersiniz. Artık zengin ve fakir ayrımının olmadığı, sosyal sınıfları ortadan kaldıran bir sistem kurmuş yaşıyorsunuz. Her şey böyle devam edecek mi? Yoksa insanlar zamanla sınıflara mı ayrılacaklar? Ben bu senaryoyu oynarken açıkçası, Merkezler ve Yeni Bir Yuva senaryosuna göre daha çok zorlandığımı söyleyebilirim.

Sığınmacılar, Frostpunk - Postikel

Mühendis eksikliği ve çocuk sayısının fazlalığı çoğu zaman gelişimi yavaşlatıyor. Sık sık yeni sığınmacılar geldiğinden, onlara barınacak yer salarken aynı anda gelişmek biraz zorluyor diyebilirim. Bu nedenle sığınmacılardan kabul edemeyecekleriniz olabilir.

Kış Yuvasının Çöküşü (The Fall of Winterhome)

Bu senaryo diğer senaryolardan farklı olarak oyunun çıkışıyla birlikte gelmedi. Bunun yerine 2018 Eylül’ünde ücretsiz DLC olarak oyunculara sunuldu. Ana hikayeyi oynadığınızda Kış Yuvasını zaten yakından tanıyacaksınız ki başınıza hiç istemediğiniz işler gelecek. Neyse DLC’ye dönelim. ÇOK ZOR! Kış Yuvası yerleşkesi ana senaryo zaman diliminden, kısa bir süre önce gerçekleşen Kış Yuvasının Çöküşü olayını anlatan bir senaryo olarak karşımıza çıkıyor. Yıkılmış bir şehir ve dağılmış bir toplumun yönetimini kötü ve plansız yöneticilerden devraldığımız Kış Yuvasını geliştirmeye çalışıyoruz. Fakat büyük bir sorunla karşılaşacaksınız. Jeneratör tamir edilemeyecek kadar bozuk. Son çare tüm şehri güvenli bir şekilde boşaltmak için plan yapmanız gerekiyor.

Son Bahar (The Last Autumn)

Son Bahar senaryosu geçtiğimiz sene yani 2020’nin başında; 21 Ocakta satışa sunuldu. Tek başına satılan bu DLC aynı zamanda oyunun Season Pass versiyonuna dahil edildi. Yani oyunun full versiyonunu aldığınızda bu DLC’ye de sahip oluyorsunuz. Senaryonun neyi anlattığına gelirsek. Bu senaryomuz, küresel soğumadan hemen önce yaşadığımız son baharda geçiyor. İngiltere, büyük soğumanın geleceğini bildiği için kuzeyde ısı jeneratörleri inşa etmeye elverişli bölgeler aramak amacıyla ekipler görevlendiriyor. Biz de bu ekiplerden 113. Alana giden ekibin lideriyiz. 113. Alan ise soğuma geldiğinde Londra’daki insanların yaşaması için yaratmamız gereken yeni yerleşim alanı. Isı jeneratörünü inşa ederken, başka zorluklarla karşılaşacaksınız. Amacınız ise sonunda inşaatı bitirip uygun koşullar da oluştuğunda İngiltere’ye geri dönmek.

Sınırda (On The Edge)

20 Ağustos 2020’de çıkan DLC, Son Bahar DLC’si gibi ayrı satılırken, aynı zamanda Season Pass’e dahil edildi. Sınırda senaryosu ana senaryo olan ‘Yeni Bir Yuva’nın devamı olarak karşımıza çıkıyor. Bu senaryoda Yeni Bir Yuva’da kurduğumuz ‘New London’ın büyük fırtınadan sonra ortaya çıkan askeri bir üsse kurduğu “İleri Karakol 11″‘in lideriyiz. New London’ın yiyecek karşılığı istediği erzak büyüklüğü artık karşılanamaz boyutlara gelince İleri Karakol 11’de çalışan işçiler ayaklanıyor ve New London’dan bağımsız olmak istiyorlar.

Bu senaryonun diğer senaryolardan en büyük farkı ise; İleri Karakol 11’de, (bağımsız olduktan sonra kendi ismini verebiliyorsunuz) herhangi bir ısı jeneratörü bulunmamakta. Kömürlü sobalarla ısınmak durumundasınız. Erzak ve materyal de sınırlı sayıda işlenebildiğinden, diğer yerleşim yerleriyle ticaret yapmak zorunda kalacaksınız. Frostpunk’tan bekleneceği üzere, yine her şey yolunda giderken, zor durumda kalacağınız bir seçenekle karşı karşıya kalabilirsiniz.

Oynanış

Hangi senaryoyu oynarsanız oynayın küçük değişikler söz konusu olsa da temelde oynanış aynı olacaktır. Belli küçük bir grubun lideri olarak o grubu büyütüp geliştirmeye çalışacaksınız. Bu grupta İşçiler, Mühendisler ve Çocuklar olacak. Onlara kalacak yer sağlamalı ve onları en azından yaşanabilir sıcaklıkta tutmalısınız. Tabi ki insanın olduğu yerde sorun bitmez, çeşitli sorunları şehrinizde yeni kanunlar çıkararak düzeltmeye çalışacaksınız. Yönettiğiniz insanların gruplara ayrılmasının oynanışa kattığı çok büyük bir farklılık yok. Bazı binalarda yalnızca mühendisler çalışabilirken, bazı binalarda yalnızca işçiler çalışabiliyor, ancak mühendislerin işçilerden daha verimli çalıştığını düşünmeyin. Çocuklara geleceksek normal şartlarda çalışamıyorlar fakat onlara özel çıkaracağınız kanunlar ile çalışmalarını sağlayabilir, ya da onlara çocuk bakım evleri inşa edip, sağlıkçı veya mühendis olmaları için eğitebilirsiniz.

Oyunu tamamlayabilmeniz ne kadar verimli ve hızlı geliştiğinizle doğrudan ilgili. Bunun için temelde 6 farklı malzemeye ihtiyacınız olacak. Isınmak için kömür, inşa etmek ve araştırma yapmak için odun ve mermer, daha teknolojik binalar veya en soğukta bile çalışabilecek “Otomaton”lar yapmak için buhar çekirdeği, aç kalmamak için çiğ yiyecek ve son olarak çiğ yiyecekten üretip porsiyonlara ayırdığınız yemekler. Bu malzemelerden buhar çekirdeği haricindeki diğer materyalleri üretmek için çeşitli yollarınız var. Buhar çekirdeklerini ise scout takımlarınız aracılığıyla onları haritanın çeşitli yerlerine yollayarak toplayabilirsiniz.

Bir diğer önemli mekanik, teknoloji. Gelişmek için yeni teknolojiler araştırmalısınız ve bunun için de hızlı bir şekilde laboratuvar inşa etmeniz gerekiyor. Laboratuvarda 5 mühendis çalıştıracaksınız. Bu yüzden mühendislerinizi ayırmayı unutmayın.

Keşfetme; işaret ateşinizle, yeni keşif takımları oluşturabilirsiniz. Bu sayede bulunduğunuz çevredeki terk edilmiş yerleşim yerlerinden erzak toplayabilir veya hayatta kalmaya çalışan insanlarla karşılaşabilirsiniz. Bu insanları kurtarıp kurtarmayacağınız tamamen size bağlı. Ya onları kurtarıp ve erzağınızı yeni nüfusa göre pay edebilecek ya da onları ölüme terk edeceksiniz. Ayrıca yeni yerler keşfederken dış karakollara denk gelebilirsiniz. Bu karakollar oraya ayrıca bir yerleşke kurup, şehrinize düzenli olarak her gün belli bir miktar materyali getirmenize olanak sağlayacak.

Umut ve huzursuzluk. Halkınızın umudunu yüksek, toplumun hoşnutsuzluğunu olabildiğince düşük tutmaya çalışmalısınız. Bunu yapmanın çeşitli yolları var. Önceliğiniz onları sıcak tutmak olmalı. Diğer değişkenler için Kanun Kitabına göz atmanız gerekiyor. Toplumun düzenini sağlamak için adaptasyon isimli ilk kanun kitabımız oyuna başladığımızda bize sunuluyor. Kanun kitabında içinde bulunduğunuz duruma adapte olmak için normal yemek yerine çorba üretimi, çocuk işçiler, daha uzun çalışma saatleri gibi kanunlarımız mevcut. Bunları doğru zamanlarda imzalayarak toplumun huzursuzluğunu minimum seviyede tutabilirsiniz.

Oyun Müzikleri

Frostpunk’ın müziklerine ayrıca değinmek istiyorum. Oyunun en güçlü yönlerinden biri olan atmosferi kuvvetlendirme konusunda Piotr Musiał inanılmaz bir iş çıkarmış. Frostpunk için 11 farklı duruma ayrı ayrı bestelenmiş müzikler, kan basıncınızı hızlandıracak, sizi terletecektir. Oyunun bizlere katmak istediği duyguların çoğu zaman tansiyonumuzu yükseltecek yan etkilerini olduğunu düşündüğümüzde müzikler bu konuda oldukça başarılı.

Sonuç Olarak

90%
90%

Frostpunk; gerçeküstü grafik ve animasyonlarıyla, büyüleyici atmosferi ve müzikleriyle insanı adeta bir vakum gibi içine çekmeye müsait bir oyun. Oyunu oynarken zaman zaman oynuyormuş hissinden çok, sanki orada yaşıyormuşsunuz hissiyatı verecektir. Bunun yanında; özenle düşünülmüş olay örgüleri, post-apokaliptik hayatın kaçınılmaz getirisi etik ikilemleriyle, oynarken diken üstünde hissetmenizi sağlıyor. Kendim oynarken ana senaryonun sonlarına doğru yaşanan büyük felaket karşısında hiçbir şey yapamadan, halkımın isyanını, hastalanışını, soğuktan kollarının ve bacaklarının kopuşunu ve ölümlerini dehşet içinde izlemek zorunda kaldığımı hatırlıyorum. Ve bana inanın oyunun atmosferinin de getirisiyle hiç de iyi hissettiren bir duygu değildi. Belki de bu nedenle Frostpunk, rahatlamak veya kafa dağıtmak için oynayacağınız bir oyun değil; çok farklı duyguları bir arada tatmak istediğiniz, çok yönlü bir deneyim yaşamak istediğinizde oynayacağınız bir oyun olmalı. Tüm bunların yanı sıra farklı senaryolarıyla, farklı hikayeler anlatması ve oyunda Türkçe dil desteği olması İngilizce bilmeyenler için ayrı bir dünyanın kapılarını aralamaya izin veriyor. Ayrıca senaryoları tek tek bitirseniz de; sınırsız moduyla tekrar oynanabilirliğini oldukça üst düzey kılıyor. Hiç sıkılmadan, farklı duygular tadabileceğiniz 30-40 saatlik bir deneyim yaşamak istiyorsanız Frostpunk sizin için harika bir oyun.

  • Postikel Puanı
    9
  • Sizlerin Oyları (2 Oylar)
    8
Paylaş.

Film izlemeyi, oyun oynamayı, gitarları, basketbolu ve çeşitli konular okumayı seviyor. En büyük tutkusu yazı yazmak. Biraz da avukat.

Yorum Bırakın