Eğer Türkiye eğitim sisteminin içinden geçmiş biriyseniz birazdan bahsedeceğim tartışmayı duymadan bu yaşa gelmenizi pek de olası görmüyorum. “Sanat, sanat için midir yoksa sanat toplum için midir?” Bu yazıda bu sorunun cevabını aramaktan çok müziğini toplum için yapmaya karar vererek ortaya çıkardığı akım ile bir müzik türünün gelişimini temelden etkilemiş, kendinden sonra gelen birçok sanatçıya da başka türlü asla sahip olamayacakları bir platform oluşturulmasının temellerini atmış bir gruptan ve tarihin akışını değiştiren bir şarkıdan bahsedeceğim. Grandmaster Flash and the Furious Five ve 1982 çıkışlı singleları “The Message”

HIPHOP’IN DOĞUŞU

1970’lerin başında hip hop kültürü ve rap bir müzik türü olarak yeni yeni ortaya çıkmakta ve şuan bildiğimiz tarzından bir hayli uzaktaydı. O dönem Hip Hop müziği, dönemin disco müziklerinin üzerinde yapılan “break” ve “scratch”ler ile bu şarkıların yeniden yapılandırılması ile doğmuş ve siyahi azınlığın ev ve blok partilerinin vazgeçilmez müziği halini almıştı. Bu noktadan sonra hip hop müzik siyahiler ve latinler gibi şehirli azınlıklar arasında büyümeye devam etti ve zamanla bu partiler evlere sığmaz bir hal almaya başladı, müziğin ve DJ’lerin popülaritesi o’kadar artmıştı ki artık bu partileri daha çok kişinin katılımını sağlamak amacıyla açık alanlarda yapmaya başlamışlardı.

Ancak yeni ortaya çıkmış bu sanat akımının, partilerin arasında karşı konulamaz bir gerçek vardı. Hip Hop Bronxta doğmuştu ve icra edenini de dinleyicisini de amerikanın azınlıkları oluşturuyordu. Şehrin köşelerine itilmiş, devletten hak ettiği desteği göremeyen, çeteler arası çatışmalar, önüne geçilemeyen uyuşturucu sorunları içinde boğulan bu azınlıklar için hip hop müziğin de bir ifade şekli, bir kaçış yolu olması kaçınılmazdı. 70’lerde Afrika Bambaataa öncülüğünde kurulan Zulu Nation gibi organizasyonlar hiphop’ı farkındalık yaratmak, gençleri içine doğdukları adaletsiz şartların onları ittiği kaderden kurtarmak için bir araç olarak kullanmaya başladılar.

Tabiki müziğin seslerini duyurmak için kullanılması amerikan siyahi azınlığının yabancı olduğu bir durum değildi, hiphop’ın ortaya çıkışından hemen önce 1950’li ve 60’lı yıllarda da sivil haklar hareketi döneminde Aretha Franklin, Sam Cooke, Billie Holiday ve James Brown gibi soul müziğinin önemli isimleri tarafından geniş dinleyici kitlelerinin dikkatini, verdikleri mücadelelere çekmek için müziğin kendilerine sağladığı platform kullanılmış ve sonucunda müzik tarihi, vuruculuğunu bugüne dek koruyan “Freedom” , “A change is gonna come” ve Say it Loud-I’m Black and Proud” gibi klasikler kazanmıştı.

Aretha Franklin ve Sam Cooke
fotoğraf: Ernest C. Withers

AZINLIKLARIN SESİ OLARAK HIPHOP

Zaman içinde müzik tarzları değişmiş ancak müziği icra edenlerin uğradıkları baskılar, onları ezmek için uygulanan politikalar varlığını korumaya devam etmiş, bunun sonucunda da Soul müziğin üstadlarının bıraktığı meşaleyi devralma vakti ömrünün başında olan, ana akım dinleyici kitlesine kendini yeni yeni duyurmaya başlayan Hip Hop sanatçılarına gelmişti. Hip Hop’ın zaman içinde Bronx’tan çıkarak, Sugar Hill Gang’in “Rapper’s Delight” ya da Kurtis Blow’un “The Breaks” gibi rap parçaları ile ana akım medyaya ulaşması ile tarih boyunca hükümetler ve toplumun geri kalanı tarafından görmezden gelinerek gettolara itilmiş, unutulmuş azınlıklara, seslerini bu gruplara duyurmak için yeni bir platform oluşmaya başladığı artık aşikar hale gelmişti. 80’lerde Ronald Reagan hükümetinin azınlıklara yönelik politikası gettolardaki hayat tarzını eskisinden de kötü hale getirmeye başlaması, sesini duyurmak isteyen azınlıkların elinde hiphop’ın parti müziği olmaktan uzaklaşması ve mesaj vermek ve sosyal farkındalık oluşturmak için bir araca dönüşmesine neden oldu. Her ne kadar tarihsel olarak politik protest rap’in ilk örneği olarak “How We Gonna Make the Black Nation Rise?” gösteriliyor olsa da ülke çapında etki yaratan ve kendinden sonra gelecek hiphop neslini şekillendirecek olan parça, hiphop’ın bir tarz olarak kendine yer edinmesinde ve gelişmesinde etkili olmuş Hiphop DJ’liğinin öncülerinden Grandmaster Flash ve grubu The Furious Five’ın The Message single’ı ile olacaktı.

Sonuç Olarak

Billboard sıralamalarında zirvelere çıkan ve Grandmaster Flash ve Furious Five’ı Rock and Roll Hall of Fame’e giren ilk Rap grubu yapan The Message hiphop’ın yalnızca club müziği olmadığını, sosyal ve politik konulara da değinebileceği hem dinleyicisine hem de hiphop artistlerine göstermiş oldu ve yakaladığı başarı azınlıkların sorunlarının genel dinleyici kitlesine ulaşabileceğini gösterdi. 80lerin sonu, 90lar dönemlerinde Boogie Down Productions, Public Enemy ve NWA gibi ilhamını yaşam şartlarından ve politikadan alan hiphop gruplarının yükselişine ve dolayısıyla hiphop’un altınçağının doğuşuna önayak oldu. 

Okumayı seven, yazabildiğince yazmaya çalışan kadrolu fantastik edebiyat sevdalısı

Yorum Bırakın