Yirminci yüz yıl ortalarına kadar edebiyat ve sinemada kahraman ve suçlu (kötü karakter) arasındaki mücadeleyi gördük. Kahraman ve kötü karakter çatışması denildiğinde herkesin aklına, belirgin bir iyi ve kötünün (ya da siyah ve beyazın) bir idea üzerinden çatışması gelecektir. Bu çatışma yıllarca insanları tatmin etse de eninde sonunda post-modern dönemin izlerini sanatın her alanında görmeye başladık. Dönemin getirisiyle modern toplumlarda geleneksel kahraman tanımının işlevsiz kalması ve kötünün sıkıcılaşması veya klişeleşmesiyle, iyiyi ve kötüyü kolayca ayırt edemeyeceğimiz ve bildiğimiz kahraman kalıbını yıkan yeni bir kahraman türedi. Anti Kahraman. Bu karakteristiğe sahip karakterler, insanlığın başından beri her toplumda var olsalar da; sanat alanlarında post-modernizmle birlikte görünmeye başladılar.

Siyah?, Beyaz?, Gri!

Genelde sevilir özelliklere sahip olmasalar da hepimiz onları seviyor, hatta çoğu zaman onlarla bağ kuruyoruz. Özellikle Hollywood’da anti kahramanların sıkça kullanmasıyla, birçok insan için bu karakterler, önceden bildiğimiz geleneksel kahraman figürüne nazaran daha çok sevilen karakterlere evrildi diyebiliriz. Hatta kurguların içinde eski moda kahramanların bile anti kahramanlara sempati duyduğuna ve onları daha iyiye yönlendirmeye çalıştığına sık sık rastlamak mümkün. Anti kahramanları neden bu kadar seviyoruz? Bu sorunun cevabını psikolojik yaklaşımla yanıtlamak mümkün. Ama önce anti kahramanları sınıflandırmamız ve hangi karakterlere anti kahraman diyebileceğimizi belirlememiz gerekiyor.

Geleneksel Kahraman

Mutlak doğruya, ulaşmış karakterlerdir. Onur, Şeref ve Sadakat gibi ahlak kodlarına, demir gibi iradeleriyle sıkı sıkıya bağlıdırlar. Bu karakterlerin hareketleri ve davranışları her zaman iyiye, doğruya yöneliktir. Bir başka deyişle geleneksel kahramanlar, dünyadaki yerlerini kavramış, adeta içlerindeki tüm çatışmayı bitirmiş, mükemmelliği yakalamış karakterlerdir. Geleneksel kahramanlara, Kral Arthur, Sir Lancelot gibi ortaçağ soyluları verilebelecek en iyi örnekler. Ayrıca Lord of the Rings kitaplarından, Aragorn geleneksel kahraman kriterlerini en başarılı şekilde hayata geçiren karakterler biridir.

Bir roman, oyun veya filmin, geleneksel kahramanların onur ve erdem gibi ayırt edici karakteristiklerine sahip olmayan, baş kahramanı anti kahramandır.

anti kahraman saint vincent

Anti Kahraman Özellikleri

anti kahraman robinhood
Karmaşık bir karakterleri vardır,
Açıkça görülebilen kusurları vardır,
Kendisiyle ciddi çatışma içindedir,
Karşılaştıkları kötülüklere nadiren vicdan azabı duyarlar,
Gerçekçidirler,
Çoğu zaman yasaları ve etik kuralları kabul etmezler,
Alaycıdırlar,
ve tüm bu özelliklere rağmen sonunda iyi niyetlidirler.

Kısaca anti kahraman;
-Kötü, bencilce motivasyonlarına göre hareket eden ve sevilmesini imkansız kılacak özellikleri barındırması, tüm bu özelliklere rağmen hareketleri ve yaptığı seçimleriyle, içinde ufak da olsa insanlığa dair bir ışık olduğunu göstermesi, belirgin bir savunmasızlığı ve kendisiyle çatışma içinde olmasıyla-
bu etiketi sahiplenmiş oluyor.

Yakından Tanıdığımız Anti Kahramanlar

Hepimiz içimizde biraz karanlık, biraz aydınlık barındırıyoruz. Önemli olan, hangisine doğru adım atmayı seçeceğimiz.

Sirius Black, Harry Potter and The Order of the Phoenix

Anti Kahraman Aslında Kötü Karakter mi?

Hayır. Kötü karakterleri Anti kahramanlardan ayıran en büyük özellikleri, en ufak bir iyi niyet göstergesi taşımamaları ve hiçbir sınıra sahip olmamaları. Yani, hareketlerinde kendilerini kısıtlayan inanışlara sahip olmadıklarından özgürce hareket ederler. Kötü karakterleri bağlayan bir yasa veya ahlak kuralı yok. Evet, anti kahramanlar da çoğu zaman yasaları yok sayıyor, onlar da sık sık etik sınırları aşıyor. Ancak onların kendi belirledikleri ve kesinlikle aşamayacakları sınırları var. Ayrıca anti kahramanların bu davranışlarının sebebi sonunda iyi bir sonuca ulaşmak. Sadece bu minik fark bile, eseri okurken bir anti kahramanı kötü karakterden ayırabilmeye yetiyor.

Calvin Candie – Django Unchained, Kötü Karaktere güzel bir örnek olabilir.

Anti Kahramanları Neden Seviyoruz

İyiyi ve kötüyü içinde taşıyan anti kahraman, çoğu zaman iyilik adına, kötü davranmayı seçiyor. Onlar doğru seçimleri yapmakta ne kadar zorlansalar da, sonunda iyiye hizmet ediyorlar. Eminim birçoğumuz, anti kahramanlarda sık rastlanan özellikleri okurken bunu fark etmişizdir. Anti Kahraman aslında en sıra dışı haliyle bizi yansıtan bir portre. Evet, insanın doğasını gözler önüne seren bu karakterler, hepimizin içinde barındırdığı özelliklere göz kırpıyor. Biz de onlar gibi kusurluyuz ve doğru seçimleri yapmakta zorlanıyoruz. Biz de çoğu zaman, kendi etik kurallarımızın sınırlarını bir nebze aşmak zorunda kalıyoruz. Yani aslında hepimiz sürekli ve düzenli olarak hayatımızı gri alanda yaşıyoruz.

Gri iyidir.

Sonuçta, sizce: “Hangisi daha iyi? İyi doğmak mı? Kötü tabiatınızı büyük çabalarla yenmek mi?”

Film izlemeyi, oyun oynamayı, gitarları, basketbolu ve çeşitli konular okumayı seviyor. En büyük tutkusu yazı yazmak. Biraz da avukat.

Yorum Bırakın