Witcher evreniyle bundan 6 yıl kadar önce (o kadar oldu mu ya) The Witcher 3 Wild Hunt ile tanıştım. Evreninin o günden sonra yavaş ve emin adımlarla büyüyor olması beni gerçekten çok heyecanlandırıyor. Oyun beni özellikle karakterlerle etkileşim yönüyle çok etkilediğinden, ben de karakterleri tanımak adına evrenin içine dalmıştım. O dönemlerde Witcher evreniyle ilgili elimizde olanlar, birkaç kitap ve üç tane bilgisayar oyunundan ibaret olduğundan, evrenin içine çekilmek oldukça güçtü. Aslında o aralar evreni çok da merak etmiyordum desem yeridir. Ancak yine de birbirinden eğlenceli ve şahsına münhasır karakterleri yakından tanımak istiyordum. İçimde bir parçam “keşke daha fazla Witcher görsek, keşke filmleri, dizileri yapılsa” diyordu. Bu heyecanım sık sık arkadaşlarımın kafasını ütülememe neden oluyordu.

Sonunda Witcher Duyurulmuştu

Bir gün Netflix’in Witcher dizisi yapacağını ve Geralt of Rivia’yı Henry Cavill’ın oynayacağı haberiyle uyandık. Çok sevinmiştim. Özellikle Henry Cavill’ın, Witcher evreniyle The Witcher 3 Wild Hunt‘la tanışması ve onun da karakterlere hayran olduğu ve bu projeyi gerçekleştirmek için bizzat çalıştığını öğrendiğimde diziden beklentim zirve yapmıştı.

Neyse, dizi iyisiyle, kötüsüyle çıktı. Severek izledim. Hala dönüp dönüp izlediğim oluyor. Hiçbir zaman, “Zamanlar çok karıştı, Triss’in aktristi uyumsuz” gibi yorumlarda bulunmadım. (Eleştirilere haksız demiyorum, aksine tüm eleştirilere katılıyorum ancak dizinin bu zayıf yönleri beni olumsuz etkilememişti.) Uzun lafın kısası Witcher evreni konusunda karakterlerle bağ kurduğumdan mıdır nedir, biraz duygusalım diyebilirim. Bu sebeple The Witcher: Nightmare of the Wolf hakkındaki düşüncelerimi yazarken, çoğunlukla duygularımdan yola çıkacağım.


Altın ve Şöhret

The Witcher’ın 2. sezonunda Geralt’ın akıl hocası (ve arkadaşı) Vesemir’in diziye geleceğini biliyorduk. Nightmare of the Wolf kendisini tanımayanlar için muhteşem bir yeni karakterle tanışmak adına büyük bir fırsatken; onu önceden tanıyanlar eminim Vesemir’i gördüğünde benim gibi biraz da olsa şok olmuştur. Çünkü Nightmare of the Wolf’da önceden tanıdığımız oturaklı, sakin, bilge Vesemir’i görmüyoruz. Anime, karakterin hikayesini anlattığından ve geçmişine odaklandığından zaten tanıdığımız halini görmeyi beklemiyordum. Çocuk ve genç olacaktı.(70 yaşında ne kadar genç olunabiliyorsa : ) Tabi ki biraz asi ve pervasız olmasını bekliyordum.

The Witcher Nightmare of the Wolf Vesemir
Kaynek: Netflix

Ancak beklentilerimin çok ötesinde bir genç Vesemir ile tanıştık. Vesemir nasıl biri olursa olsun, asla dünyadaki tek umursadığı şeyin altın olduğu bir versiyonunun olabileceğini düşünmemiştim. Açıkçası böyle olması karakter gelişiminin çok kolay fark edilmesi açısından daha güzel olmuş. Yine de izlerken bu konuyla ilgili beni rahatsız eden şey: Vesemir’in bir buçuk saat gibi kısa bir zaman diliminde, su terazisinin bir ucundan öteki ucuna geçiş hızı oldu. Buna yazının ilerleyen bölümlerinde tekrar değineceğim.

Nightmare of the Wolf Vesemir’in hikayesini anlatarak, Witcher dizisinin 2. sezonuna ön hazırlık gibi görünse de bundan çok daha büyük bir rolü var. Vesemir’in gençliği kitaplarda da tam anlamıyla anlatılmıyor. Bu anime ile Witcher evreninin karanlık çağlarına giriş yapıyoruz. Evren biraz daha şekillenmeye başlıyor.

The Witcher Nightmare of the Wolf Vesemir & Illyana
Kaynak: Netflix

Yapımda evreni takip edenlerin önceden biliyor olabileceği bazı olaylara farklı açılardan yaklaşılmış ve biraz değiştirilmiş. Örneğin yaratıkların dünyaya başta nasıl geldiğini kitaplardan tam olarak bilmiyoruz. Yine de kitaplardan öğrendiğimiz kadarıyla farklı evrenlerin çarpışmasıyla dünyaya büyünün ve canavarların geldiği sonucuna varabiliyorduk. Fakat Nightmare of the Wolf’ta canavarların ilk defa büyücü veya cadılar tarafından yaratıldığını görüyoruz. Bu tarz anlatım değişiklikleri her zaman biraz tehlikelidir. Nitekim bazı Witcher fanları tarafından hoş karşılanmayabilir. Bence büyücülerin canavarları yaratıp, daha sonra kontrolden çıkan canavarlarla baş etmek için, yine aynı yöntemle Witcher’ları yaratıyor olmaları, Witcher evrenine yakışan bir ironi olmuş. Bu konuyla ilgili daha fazla içerik için Geralt’ın zamanından 1200 yıl öncesinde, elflerin dünyasında geçecek olan The Witcher: Blood Origin’i beklememiz gerekecek. Özellikle kitapların yazarı Andrzej Sapkowski’nin danışmanlığıyla yapılacak The Witcher: Blood Origin, Netflix’te 6 bölüm olacak.

The Witcher Nightmare of the Wolf Vesemir
Kaynak: Netflix

The Witcher: Nightmare of the Wolf, kanla pek arası olmayanlar için rahatsız edici olabilir.

Animasyonun hemen başında, ormanda at arabasıyla yolculuk yapan bir aile görüyoruz. Kısa bir süre sonra ailenin babasının kafasının tam ortasından geçen bir ağaç dalı ile saldıran canavarın bir Leshen olduğunu kısa sürede anladım. Sahnenin devamında Lesheni öldürmek için gelen kahramanımız Vesemir’i görüyoruz. Heyecanla sahneyi izlerken, bir anda hevesimi kıran bir şey farkettim. Leshen konuşuyordu. “Yok ya Leshen’i bu kadar da değiştirmemişlerdir” diye düşünürken, dünyada canavarların azalması nedeniyle, Witcher Deglan emrindeki büyücülerin, insanları Witcher yapmak için kullandığı yöntemle yeni canavar türleri ürettiğini öğrendim.

Tahmin edebileceğiniz gibi kahramanımız Vesemir’in bundan haberi yok. İşte tam da burada, daha önce bahsettiğim Vesemir’in agresif karakter gelişimi dikkatimi çekti. Tek umursadığı şey altın olan Vesemir, en ufak bir belirti bile göstermeden, Deglan’ın daha fazla altın kazanmak için yaptığı “canavar üretimini” öğrendikten hemen sonra, kısa bir süre önce yine açgözlülüğü nedeniyle reddettiği arkadaşı Filavandrel’e, canavara dönüştürülmüş bir elf kızı öldürmeyerek iyilikte bulundu. Hatta Tetra Gilcrest ile arasında şöyle bir diyalog geçti:

Gilcrest: Para teklif etseydim keşke. O zaman sorunu çözerdin.
Vesemir: Parayla alakası yoktu.
Gilcrest: Oh, Witcher birden ahlaklı mı oldu?

Evet. Vesemir’in hepimizin bildiği kişiliğe evrileceğini biliyordum. Ancak bu kadar ani ve kesin bir geçiş olmasını beklemiyordum. Filavandrel’e yardım etmeyi başta reddetikten sonra başından geçen tek aydınlatıcı olay bu sahnede öğrendiği, Deglan’ın canavar ürettiğiydi. Bence karakter gelişminin daha pürüzsüz gerçekleşmesi adına, bu konunun Vesemir üstündeki etkilerinin önceden biraz beslenmesi gerekiyordu.

“Nefret ettiğim bir efendi yerine, sevdiğim bir efendiye mi borçlanacağım?”

Yine de haklarını yemeyelim. Vesemir’in çocukluk aşkı Illyana’nın aslında Lady Zerbst olduğunu öğrenmesinden sonra, ikilinin diyaloglarıyla, Vesemir’in en azından ayaklarının yere basmaya başladığını söyleyebiliriz.

The Witcher Nightmare of the Wolf Vesemir & Illyana
Kaynak: Netflix

Neyse, Vesemir’in aklı başına geldi. Akıl hocası Deglan ile yüzleşmek için Kaer Morhen’e gidiyor. Bu arada Tetra Gilcrest boş durmuyor tabi. Kaedwin halkını örgütleyip Kaer Morhan’ın kapılarına dayandı. Kitsu’nun portallarıyla bir sürü canavarı Kaer Morhen’e gönderiyor ve böylece Birinci Kaer Morhen savaşı başlıyor. Savaş animasyonlarını genel olarak beğendim. Dürüst olmam gerekiyorsa, kılıç dövüşleri bence pek de estetik değildi. Hızlıca kılıçlar sallanıyor, uzuvlar ve kanlar havalarda uçuşuyordu (Evet yapım vahşet nezdinde elinden geleni ardına koymamış). Witcher kılıç dövüşünün daha estetik olması gerektiğini düşünüyorum ve izlerken zaman zaman aramadığımı söyleyemeyeceğim.

“Gerçek; bir illüzyon değildir. Ondan kaçış yok.”

Sona yaklaştığımızda, Illyana, içlerinde Geralt of Rivia, Lampert ve Eskel gibi tanıdık isimlerin olduğu genç witcherları kaleden kurtarıyor ve yakalanan -Witcher yapıcıları?- kurtarmak için Kaer Morhen’in Laboratuvarına doğru yol alıyor. Laboratuvarda Vesemir, Kitsu’nun illüzyonunun etkisine giriyor. İllüzyon’un içinde Illyana ile geçirdiği güzel anlardan sonra gerçekliğe(!) dönen Vesemir, Witcher yapan büyücüyü ve Illyana’yı Kaedwinlilerden kurtarıyor ve epic kılıç dövüşü sahnesiyle Gilcrest’i öldürüyor.

Kaynak: Netflix

Bu noktada anlıyoruz ki aslında Vesemir illüzyondan hiç çıkmamış. Daha doğrusu illüzyonun içinde başka bir illüzyon yaşıyormuş. (Kitsu’nun ne kadar güçlü illüzyonlar yapabildiğini önceki sahneler de bize göstermişlerdi.) İllüzyonun etkisinin geçmesiyle Vesemir, son witcher yapıcı büyücüyü ve çocukluk aşkı Illyana’yı öldürmüş olduğunu farkediyor. Gilcrest bir Witcherın annesini öldürdüğünü bu yüzden witcherlardan nefret ettiğini anlatan küçük bir konuşma yaptıktan sonra Vesemir’i öldürmek üzereyken, Deglan son gücüyle bıçağını fırlatıyor ve Gilcrest de böylece ölmüş oluyor. Vesemir Illyana ile son bir an yaşıyor ve ardından onları Kaer Morhen’e götürmek için Geralt ve diğerlerinin yanına gidiyor.

Sonuç Olarak The Witcher: Nightmare of the Wolf

Yapımın sonunu bu şekilde özetledikten sonra rahatlıkla söyleyebilirim ki, tüm yakınmalarım bir tarafa, Nightmare of the Wolf’u izlerken en ufak bir rahatsızlık duymadım. Nadiren keşke böyle olsaydı demiş olsam da sonunda içimden “keşke bir buçuk saatten daha uzun olsaydı” veya “keşke bir mini dizi olsaydı” diye geçirdim. Ayrıca çizimleri ve animasyonları Witcher evrenine çok yakıştırdım. İyi ki izlemişim. İyi ki Vesemir’i böyle görme fırsatı yakaladık. Ve umarım Witcher evrenini yeni projelerle daha sık görmeye devam ederiz.

Film izlemeyi, oyun oynamayı, gitarları, basketbolu ve çeşitli konular okumayı seviyor. En büyük tutkusu yazı yazmak. Biraz da avukat.

Yorum Bırakın